Haber

OCED İstanbul Merkezi Ne Zaman Kuruldu?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, OECD‘nin İstanbul Ofisi’ni hizmete açtı. Açılış sonrasında CHP’li İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi OCED İstanbul Merkezi’nin 1999 yılında açıldığını belirtirken, Hamzaçebi’ye İletişim Başkanı Fahrettin Altun’dan yanıt geldi. Altun merkezin 1999 yılında değil de 2008 yılında alınan karara istinaden 22 Ocak Cuma günü açıldığını belirtti.

Peki OCED Nedir? Türkiye Ne Zaman OCED’e anlaşması imzaladı?

OECD’nin yirmi kurucu üyesi arasında yer alan ülkemizin bu üyeliği uzun süre siyasi nedenlerle açıklanabilir bir nitelikte iken, son yıllarda giderek Teşkilâtın öz işlevlerine uygun ekonomik bir içerik kazanmaya başlamıştır.

Türkiye diğer üyeler gibi OECD’nin program, politika ve önceliklerinin oluşturulmasına katkıda bulunmaktadır. Teşkilâtın oydaşma sistemiyle çalışması bir anlamda her üyenin ortak çıkarların arayışında kendi çıkarlarının da gözönünde tutulmasını sağlamasına imkân vermektedir.

Ülkemiz ve OECD arasındaki mevcut işbirliğinin en çarpıcı örneklerinden biri 1994 yılında OECD Konseyi’nin kararı ile kurulan OECD İstanbul Özel Sektörü Geliştirme Merkezi’dir.

Merkez’de, Kafkasya, Orta Asya, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü’ne üye ülkeler, Akdeniz, Orta Doğu ve Güney Doğu Avrupa ülkeleri özel sektör ve hükümet temsilcilerinin katıldıkları eğitim programları OECD ve TİKA işbirliğinde düzenlenmektedir. Bugüne kadar yaklaşık 3000 kişi özel sektöre ilişkin yasal ve yapısal alanlarda Merkez’de eğitim almıştır.

Merkez, OECD normlarının yukarıda sayılan bölgelerde yayılmasına ve bölge özel sektörler arasında işbirliğinin gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Merkez’in, bölgesel anlamda, özel sektörler arasında işbirliğinin artması, Orta Asya ve Kafkasya’daki ülkelerin ekonomik ve siyasal anlamda bağımsızlıklarını güçlendiren ve dünya ekonomisiyle bütünleşmelerini sağlayan bir işlevi bulunmaktadır. OECD’nin Orta Asya ve Kafkaslar bölgesine ilgisini artırmasının, bir anlamda İstanbul Özel Sektörü Geliştirme Merkezi’nin de önümüzdeki dönemde etkinliğini ve OECD içerisindeki görünürlülüğünü artıracağı düşünülmektedir.

Öte yandan, 1993 yılında kurulan OECD Ankara Çok Taraflı Vergi Merkezi, piyasa ekonomisine geçiş sürecinde teknik bilgi yardımı sağlamak amacıyla, OECD üyesi ülkelerin öncülüğünde, sözkonusu ülkelerin üst düzey vergi memurlarına vergi eğitimi vermektedir.

1993 yılından beri faaliyette bulunan OECD Ankara Çok Taraflı Vergi Merkez’inde bugüne kadar yaklaşık 30 değişik ülkeden 2500 civarında üst düzey vergi memuru eğitim görmüştür.

Bugün ülkemiz dünya ve özellikle Batı ekonomileriyle bütünleşme yolunda önemli mesafeler katetmiş durumdadır. Ülkemizin ana hedeflerinden biri, serbest piyasa ve rekabet ilkeleri doğrultusunda sözkonusu dışa açılış ve bütünleşme sürecini hızlandırmaktır. Bu yaklaşımın ışığında, OECD üyeliğimizin değeri daha da artmıştır. Üyeliğimiz, her şeyden önce, uluslararası ekonomik alanda giderek süratlenen gelişmeleri yakından izleme ve Batılı partnerlerimizle birlikte ortak politika tesbitlerinin yapılmasına katkıda bulunma olanağı sağlamaktadır. Bunun yanında ve daha da önemlisi, OECD’nin çağımızın gereklerine dinamik biçimde cevap vermesini bilen bilgi ve beyin gücü ve birikiminden daha fazla yararlanmamız, politikalarımızın daha sağlıklı ve etkin biçimde uygulanmasını kolaylaştırmaktadır. Bugünün karşılıklı bağımlılık esasına dayanan uluslararası düzeninde, iç ve dış ekonomik politikalar arasındaki farklılıklar gittikçe azalmıştır. Bu açıdan, en ileri ve çağdaş ülkelerle birlikte bulunduğumuz OECD’nin ulusal düzeyde dengeli ve sürekli ekonomik gelişme çabalarımızda çok önemli bir referans kaynağı ve yol gösterici bir ortam niteliğini taşıdığı kuşkusuzdur.

İlgili Bakanlık ve kuruşlarımızın, dünyadaki gelişmeleri yakından izleyen OECD ile ilişkilerini artırması, OECD komite toplantılarını düzenli izlemesi, OECD’nin bilgi birikiminden ve deneyimlerinden daha fazla yararlanması gerektiği düşünülmektedir. Bunun Türkiye’nin dünya ekonomisi ile bütünleşmesine katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.



Başa dön tuşu